Yapay Zeka Kopyası Bir Sınıfı Deldi: Notlar Yarıya Düştü

Brown Üniversitesi'nde bir profesör sınavı yüz yüze yapınca ortalama 96'dan 48'e düştü. Yapay zekayla kopya çekme skandalı eğitimin geleceğini sorgulatıyor.

Yapay Zeka Kopyası Bir Sınıfı Deldi: Notlar Yarıya Düştü
Görsel: Ars Technica AI
Okuma Süresi: 3 dk
Elif CandanTeknolojinin insana dokunan yüzü
Yapay zeka destekli müstear kalem · Editoryal sorumluluk: Osman Aslan

Bir sınıf düşünün: normalde en fazla 30 öğrencinin, hatta bazen sadece sekiz kişinin seçebildiği, zorluğu ile bilinen bir ekonomi dersi. Bu dönem birden 86 kişi kayıt yaptırdı. Nedeni belliydi: sınavlar eve verilecekti. Ve sonuçlar? Ortalama 100 üzerinden 96. Kırk öğrenci tam puan aldı.

Kulağa bir başarı hikayesi gibi geliyor, değil mi? Ama bu, Brown Üniversitesi'nde patlak veren bir yapay zeka kopya skandalının başlangıcı. Merkezinde ise görme engelli bir ekonomi profesörü var: İspanya doğumlu Roberto Serrano. Ve o, olan biteni sessizce geçiştirmek niyetinde değil.

Rakamların Anlatmadığı Hikaye

Serrano'nun ECON 1170 dersinde ara sınav ortalamaları tarihsel olarak yüzde 65 ile 80 arasında gezinirdi. Üstelik bu dönemki sınav, eskilerden daha zordu. Çünkü eve verilen sınavda öğrencilerin sınırsız zamanı vardı; profesör de onları biraz daha zorlamak istemişti.

Ama cevaplar tuhaf bir şekilde "doğruydu". Serrano'ya göre doğru olsalar bile çok dolambaçlı, yapay bir üslupla yazılmışlardı. Sınav sorularını ChatGPT'ye sorduğunda benzer yanıtlar aldı. Şüphesi büyüdü.

Bunun üzerine son sınavı yüz yüze yapmaya karar verdi ve sınıfına bir şans tanıdı: "Ara sınavı şimdilik iptal etmiyorum. Eğer final dağılımı ara sınava benzerse notları sayacağım. Aksi halde ki beklentim bu yönde ara sınavı geçersiz sayacağım."

Sonuç çarpıcı oldu. On sekiz öğrenci dersi aniden bıraktı, dokuzu ise finale hiç gelmedi. Bu 27 öğrencinin 22'si ara sınavdan tam puan almıştı. Finale girenlerin ortalaması ise 96'dan 48'e çöktü. Yani neredeyse yarıya.

Bu Ne Anlama Geliyor?

Bu hikaye beni derinden düşündürdü. Çünkü mesele sadece birkaç öğrencinin kopya çekmesi değil. Princeton'da yapılan bir ankette öğrencilerin yüzde 29,9'u en az bir sınavda yapay zekayla kopya çektiğini itiraf etmişti. Brown'un kendi raporunda ise lisans öğrencilerinin yüzde 56'sı, lisansüstü öğrencilerin yüzde 67'si her gün ya da her hafta bu araçları bilinçli kullandığını söylüyor.

Ama aynı raporda çarpıcı bir detay daha var: Öğrencilerin büyük çoğunluğu bu kullanımından kendisi de endişeli. "Bilişsel kapasitem zarar görür mü?" korkusu taşıyorlar. Yani genç zihinler, bir yandan kestirme yola sapıyor, bir yandan da bu yolun onları nereye götürdüğünden ürküyor.

Serrano'nun 17 yaşında görme yetisini kaybettikten sonra hayatını yeniden kurmuş biri olması, onun bu konudaki inadını anlamlı kılıyor. "Toplumun bir kısmı kopyanın normal olduğunu düşünüyorsa, bu çöken bir toplumun işaretidir" diyor. Ve ekliyor: "Aptallaşmayı seçemeyiz."

Bence buradaki asıl kırılma noktası şu: Yapay zeka öğrenmenin yerini almaya başlarsa, diploma bir şey öğrendiğimizin değil, sadece bir araca erişimimizin belgesi haline gelir. Ve bu, en çok da dürüst olmaya çalışan öğrenciye haksızlık.

Türkiye'ye Etkisi

Bu tartışma Atlantik'in öteki ucunda geçmiş olabilir ama bize hiç de uzak değil. Ankara'da bir vize haftasına hazırlanan üniversite öğrencisi de, gece yarısı ödev teslimine yetişmeye çalışan bir lise öğretmeni de aynı ikilemle karşı karşıya: kestirme mi, yoksa gerçekten öğrenmek mi?

Türkiye'de pek çok üniversite hala bu konuda net bir politika oluşturmuş değil. Kimi hoca yapay zekayı tamamen yasaklıyor, kimi ise görmezden geliyor. Oysa Serrano'nun deneyi bize şunu gösteriyor: Sorun "yasaklamak" ya da "serbest bırakmak" ikileminden daha derin. Mesele, değerlendirme yöntemlerimizi bu yeni çağda nasıl yeniden tasarlayacağımız.

Belki de cevap, sınavları yüz yüze yapmaktan çok, öğrenciye "neden öğreniyorum?" sorusunu yeniden sordurmakta yatıyor. Çünkü bir aracın çözebildiği şeyi ezberlemek değil, o aracı eleştirel bir zihinle kullanabilmek bugünün gerçek becerisi. Ve bunu öğretmek, hepimizin ortak sorumluluğu.

Sık Sorulan Sorular

Brown Üniversitesi'nde tam olarak ne oldu?
Profesör Roberto Serrano, eve verdiği ara sınavda ortalamanın 96'ya çıkmasından şüphelendi. Finali yüz yüze yapınca ortalama 48'e düştü; ayrıca ara sınavdan tam puan alan 22 öğrenci dersi bıraktı ya da finale gelmedi. Bu, yaygın yapay zeka kopyası izlenimi yarattı.
Öğrenciler yapay zekayla ne kadar kopya çekiyor?
Princeton'daki bir ankette öğrencilerin yüzde 29,9'u en az bir sınav ya da ödevde yapay zekayla kopya çektiğini itiraf etti. Brown'da ise lisans öğrencilerinin yüzde 56'sı bu araçları düzenli kullandığını söylüyor.
Profesör neden bu kadar üstü?
Roberto Serrano, kopyanın sadece bir disiplin sorunu olmadığını, öğrenmenin yerini aldığını düşünüyor. Ona göre genç zihinlerin kopyayı normalleştirmesi 'çöken bir toplumun' işareti; bu yüzden konuyu kamuoyu gündeminde tutuyor.
Bu durum Türk üniversiteleri için ne anlam taşıyor?
Türkiye'de çoğu kurumun net bir yapay zeka politikası yok. Bu vaka, yasaklamak ya da görmezden gelmek yerine değerlendirme yöntemlerini yeniden tasarlamanın ve eleştirel düşünmeyi öne çıkarmanın önemini gösteriyor.

Kaynak: Ars Technica AIBu haber, kaynaktaki gelişme temel alınarak Yapay Zekanın Nabzı editoryal süreciyle hazırlanmıştır.

yapay zekaegitimkopyauniversiteChatGPTetik

Son Haberler